Faaliyetler

Üniversite Öğrencileri İçin Düzenlenen Yardım Gecesine Kemal Kılıçdaroğlu Katıldı

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Tunceli Eğitim Gönüllüleri Derneği ve Tunceli Sanayiciler ve Girişimciler Derneğinin ortaklaşa düzenlediği Tuncelili üniversite öğrencilerine destek amacıyla düzenlenen akşam yemeğine katıldı. Ataşehir’deki Marriot İstanbul Asia Otel’de düzenlenen gecenin gelirleri Tuncelili yüzlerce Üniversite öğrencilerine burs olarak verilecek. Dayanışma gecesinde konuşma yapan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Eğitim, aklın özgürleşmesini sağlar. Her Tuncelili öğrenci, aklının özgürleşmesi paralelinde dünyayı en iyi okuyan kişidir” dedi. TEGED Başkanı Hasan Güyüldar ise konuşmasında, Tunceli’de hiçbir devlet yatırımı olmadığını, çocukların, gençlerin ancak okuyarak geleceğini kurtarmak zorunda olduğunu belirtti. TUSGİD Başkanı Musa Bulut da konuşmasında Tunceli’nin doğa güzelliğinin yanı sıra okur – yazar oranının Türkiye ortalamasının üzerinde olduğuna işaret etti. Gecede Tuncelili Ressam Hüseyin Düzgün’ün bağışladığı 12 adet tablosu açık artırma ile satılarak Üniversite öğrencilerine burs olarak gelir kaydedildi. Gece sanatçı Töre’nin türküleri, ardından da usta yorumcu Leman Sam’ın seslendirdiği şarkılarla sona erdi.

Tuncelililer ve Tunceli dostları TEGED ve TUSGİD işbirliği ile gerçekleşen gecede CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun katılımı ile Üniversite öğrencilerine burs desteği için bir araya geldiler…

Tunceli Sanayici ve Girişimcileri Derneği (TUSGİD) ve Tunceli Eğitim Gönüllüleri ve Eğitim Destekleme Derneği (TEGED) işbirliği ile gerçekleşen ve Tuncelili Üniversite öğrencilerine burs katkısı için dayanışma gecesine: Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, CHP Milletvekilleri Müslim Sarı, Celal Dinçer, Mehmet Hilal Kaplan, CHP PM Üyeleri Ayşe İnci Beşpınar ve İbrahim Yener, CHP İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı, CHP İlçe Başkanları, CHP’li Belediye Başkanları; Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, Kartal Belediye Başkanı Op.Dr. Altınok Öz, Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, CHP’li Büyükşehir Belediyesi ve İl Genel Meclis Üyeleri, Tuncelili Akademisyenler, İş Adamları, Sanatçılar, Sivil Toplum Kuruluşları başkan ve Yöneticileri ve Tunceli dostları katıldı.

Kılıçdaroğlu: “Eğitim aklın özgürleşmesini sağlar”

Dayanışma gecesinde ev sahipleri TEGED Başkanı Hasan Güyüldar ve TUSGİD Başkanı Musa Bulut’un konuşmalarından sonra konuşmasını gerçekleştiren ve eğitimin öneminde değinen Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Eğitim, aklın özgürleşmesini sağlar” mesajını verdi. Kılıçdaroğlu yaptığı konuşmada, eğitimin bütün toplum için önemli olduğunu, ancak başka seçeneği olmayan Tuncelililer için daha da önem taşıdığını dile getirdi. Kılıçdaroğlu, Tunceli’de geçen çocukluğuyla ilgili anılarından söz ederek başladığı konuşmasında, Tuncelili’lerin doğanın verdiği özgürlük içinde yaşadıkları için kontrolü zor insanlar olduklarını, Tunceli’de yaşamayanın özgürlüğün ne olduğunu bilemeyeceğini, özgürlüğün farklı bir şey olduğunu, Tuncelili’nin özgürlüğün tadını doğadan aldığını belirterek şunları söyledi:

“Bölgenin yaşadığı sıkıntılardan kurtulmasının en önemli aracı eğitim olacaktır. Bu nedenle Türkiye’nin çeşitli üniversiteli öğrencilerine destek amacıyla yapılan bu girişimi kutluyorum. Küçük bir şehir olmasına rağmen eğitimin önemini kavramış hemşerilerimin olması, destek için birbiriyle yarışan girişimci ve eğitim gönüllüsünü bir arada görmekten dolayı çok mutluyum. Başarılar diliyorum. Eğitim önemli gerçekten. Eğitim, aklın özgürleşmesini sağlar. Eğitimle biz, çocuğun daha nitelikli soru sormasına olanak sağlarız. İnsanın doğasında soru sormak vardır zaten. Çocuk dillendiği andan itibaren soru sorar. Biz bazen onlara ‘Konuşma’ deriz, ‘Soru sorma’ deriz, ‘Sessiz dur’ deriz. Aslında çocuğa haksızlık ediyoruz. Çünkü çocuk daha fazla soru sormak istiyor ve dünyayı tanımak istiyor. Eğitimle biz bu sorunun kalitesini artırırız. Ama eğitim var, eğitim var. Aklın özgürleşmesine göre eğitim yapıyorsanız, o çocuk dünyayı keşfeder ama aklın özgürleşmesini sağlayacak eğitimi kısıtlıyorsanız o çocuk, geleceği sağlıklı göremez ve değerlendiremez”

“Her Tuncelili öğrenci, aklının özgürleşmesi paralelinde dünyayı en iyi okuyan kişidir”

“Ben şuna yürekten inanıyorum. Her Tuncelili öğrenci, aklının özgürleşmesi paralelinde dünyayı en iyi okuyan kişidir. Bizim çocuklarımıza ben güveniyorum. Tuncelili öğrenciler başarıyı elde etmek zorundadır. Onların tarlaları yok, fabrikaları yok, yıllık harcamalarını karşılayabilecek veya gelecek güvencesi verecek büyük mal varlıkları yok. Onlar okuyarak, dünyayı tanıyarak, hem çevrelerine, hem kendilerine, hem ailelerine, hem ilçelerine katkıda bulunmak istiyorlar” dedi. Tuncelili iş adamlarına seslenen CHP Lideri Kılıçdaroğlu; sözün, lafın güzel olduğunu ancak en önemli hususun eylemde bulunmak olduğunu yani eğitime katkı vermek gerektiğini belirterek sözlerini tamamladı.

Tunceli Eğitim Gönüllüleri ve Eğitim Destekleme Derneği (TEGED) Başkanı Hasan Güyüldar yaptığı konuşmada eğitime katkıda bulunmaya çalıştıklarını ve Tunceli’de hiçbir devlet yatırımı olmadığını, çocukların, gençlerin ancak okuyarak geleceğini kurtarmak zorunda olduğunu belirterek şunları söyledi;

“Yönü aydınlanmaya dönük Tunceli halkının önceliği olan eğitimden dolayı üniversiteli öğrencilerimize burs için düzenlenen bu dayanışmada; Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Değerli Milletvekilleri, İlçe Başkanları, Belediye Başkanları, Tunceli, Ankara, Adana, İzmir gibi yurt içinden ve yurt dışından gelen eğitim gönüllüleri ile dostlarımızla, hemşerilerimizle bu güzide mekanda buluşmanın sevinciyle Tunceli Eğitim Gönüllüleri adına sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum, hoş geldiniz.

Değerli konuklarımız değerli dostlar, bu gün biz Tunceliler İstanbul şehrine geldik. Tunceli’den İstanbul’a hareket ederken bu salonda bulunan siz değerli katılımcılara “bizden taraf selam söyleyin” diyen Dersimlilerden sizlere kucak dolusu selamlar getirdim. Ayrıştırıcı değil, kaynaştırıcı ve birleştirici kültürüyle, doğal inancıyla, ÖNCE İNSAN sevgisinin boy verdiği Dersim toprağından bu sıcak selamlarla bizler; taşı toprağı altın denilen ülkemizin nabzını tutan İstanbul’a halkımızın önemli bir toplumsal sorununa çözüm için sizlerle dayanışmaya geldik dostlar. Bizimde taşımız toprağımız İstanbul toprağı gibi yirmi dört ayar altın olsa da, on yıllardır süren yıkımların, can almaların ve travmalar nedeniyle bizler sanki o toprağımızı daha göremedik. Neyse sizlerinde bildiği gibi bu uzun bir hikaye ama bu hikayede hayat zorda olsa o kentimizde yaşam sürüyor ve sürecek daima. Yaşadığımız kentin bugün ki durumuna baktığımızda devlete ve özel sektöre dair bir yatırımın, üretimin olmadığı, ayranı-sütü-yağı-peyniri, keçisi-tarlası-yaylasıyla ve geçmişte geçimimiz olan köylerimizle bir hal kalmadığı, işsizliğin katmer katmer yoğunlaştığı kentimizde her şeye rağmen, evet her şeye rağmen toplumumuzun asla kaybetmediği bir tek şeyi vardır: O da eğitimdir, Aydınlanma ruhudur. Çocuğunun, gencinin eğitimidir, eğitiminin tamamlanmasıdır. İşte bizimde bu salonda huzurlarınızda olmamızın nedeni de budur.

Üniversitelerde okuyan gençlerimizin eğitimi yarım kalmaması için o gençlerimize el vermeniz ümidi ve özlemiyle bu duyguları sizlerle paylaşmaya geldik. Mecburuz anlatmaya, toplumsal bu sorunumuzu bilseniz dahi yine tekrar tekrar anlatmaya mecburuz. Çünkü, sıradan bir liseden mezun olan gencimiz ek bir ders almamasına rağmen, bir dershaneden geçmemesine rağmen metropollerde bir yarış ati gibi üniversitelere hazırlanan gençlerimizle birlikte bir üniversite kazanma basarisi gösteriyor. Bu basarı, bu sevinç o ailede yılın en güzel en mutlu haberi oluyor. Ama bir sure sonra değerli dostlar, bu basari bu sevinç o ailede sorun oluyorsa, sevinci ailesiyle birlikte yasayan baba bir köşeye çekilerek başını iki avucunun arasına alarak “Ah ben bu çocuğumu nasıl okuturum” diye kara kara düşünüyorsa bizde insan olarak kendimizle yüzleşmek zorundayız. Ve on yıllar önce bizler vicdanımızla yüzleşerek toplumumuzun bu sorununa gücümüz oranında merhem olmaya devam ediyoruz. Üniversitelerde devam eden gençlerimiz maddi sıkıntılardan dolayı ya kaydını donduruyor ve ya bunalıma düşüp sokağın rüzgarı o gencimizi nereye çekiyorsa iste biz eğitim gönüllüleri olarak o gencimizi o fırtınadan kurtarıp ailesine üniversitesine kazandırmayı sürdürüyoruz. İşte bu nedenle dostlar orda o dünya harikası Munzur Vadisinde ki yaşamı sizlere sunmaya ve anlatmaya bu nedenle mecburuz.

Saygı değer konuklar, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ramazan bayramında baba ocağını ziyaretinde toplumumuzun bu talepleri nedeniyle kendileriyle görüşerek bu dayanışma gecesini düzenlemeye karar verdik. Sayın Kılıçdaroğlu ve siz değerli katılımcılara bir kez daha teşekkür ediyoruz. Ben buradaki değerli hemşerilerime seslenmek istiyorum. Sizler dünya kenti İstanbul da mücadelenizle, azminizle ve duyarlılığınızla hayatinizi sürdürüyorsunuz. Ben yaşamın her alanında sizlere yürekten basarılar diliyorum. Aramızda gönlü ruhu her zaman kendi toprağında baba ocağında olan değerli hemşerilerim var. Toplumumuza simge olmuş çınarımız değerli büyüğümüz Sayın Haydar Özdemir var, ellerinden öpüyoruz. Değerli büyüğümüz İbiş Yüksel ailesiyle bizi yalnız bırakmadı. Maddi ve manevi desteğini bizlere her zaman sunan Yüksel ailesini selamlıyorum. Üniversiteli gençlerimiz için gecen yıldan beri ve bu yılda maddi desteğini esirgemeyen Sayın Kamer Metin’e aileler adına üniversiteli gençler adına teşekkür ediyorum. On gün evvel görüştüğümde benden aldığı 50 üniversiteli gencin hesabına bugün öğrendim ki burslarını ödeyen değerli hemşerimiz Ali Büyükdağ’a yürekten teşekkür ediyorum. Tunceli’den uzun yıllardan beri her ay Bin TL ödeyerek o aileleri üniversiteli gençleri sevindirmeye devam eden Baran Gündoğan’ı çok seviyoruz. Basarılar dileğiyle teşekkür ediyorum.

Saygı değer konuklar, değerli hemşerilerim, on yıllardır bizler toplumumuzun bu sorununa merhem olmayı sürdürüyoruz. 1984 den 2007’ye kadar şahsim olarak kendi gücüm oranında üniversiteli gençlerimize destek verdim. 2007’den bugüne kadarda İl’imizde oluşturduğumuz bir toplumsal dayanışmayla kamu kurumlarında çalışan memurlarımızın, isçilerimizin dayanışmasıyla sürdürüyoruz. Senede bir defa her kurumda yaptığımız toplantılar sonucunda kurumlarda çalışanlar bir dayanışma sergileyerek maaş aldığı bankaya dilekçeleriyle maaşından bir sigara ederi kadar kesilerek Eğitim Gönüllülerinin hesabına aktarılması kaydıyla biz her yıl en az 120 üniversiteli gencimize bursu ancak ki verebiliyoruz. Alin teri bağışlarını üniversiteli gençlerimize burs olarak sunan bu kardeşlerime huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Saygı değer dostlar, değerli hemşerilerim, sizlerin el vereceği her üniversiteli gencin bize geri dönüsü vardır. Eğitime verilecek destek özlemini çektiğimiz bir fabrika kurmaktan daha kıymetli bir yatırımdır. Üniversiteli gencimize verilen her destek bacası tüten bir fabrika olarak geri dönüsü olacaktır. Doktor, mühendis, hukukçu olarak bize bu gençlerin bize geri dönüsü oluyor ve olacaktır. Yarın bu gençlerimiz bu salonda bizlerle birlikte olan Sayın Milletvekilleri ve Belediye Başkanları gibi Milletvekilleri ve Belediye Başkanları olarak geri dönüsü olacaktır. El vereceğiniz bu gençler bir gün mutlaka kul hakkını yemeyen ülkemizin acil hasreti olan insan sevgisini yüreğinden eksik etmeyen hukuk, demokrasi, özgürlük, eşitlik, iktidarı için Anadolu yollarına düşen Kemal Kılıçdaroğlu olarak boy verecektir.

Saygı değer konuklar, değerli dostlar, yeni bir yıla giriyoruz. Bu yeni yılda geleceğimiz olan gençlerimize sevgimizi verelim. Bu gençlere ailelerine toplumumuza verilecek yeni yılın en anlamlı mesajı olacaktır. Gençlerimiz bu sevgiden moral bulacaklar. Güç alacaklardır. Gençlerin anne babası en içten duygularıyla sizlere teşekkür eder en kutsal dualarıyla onların sevgisi de sizlerin hanesine düşecektir. Sevgiden daha güçlü daha değerli ne olabilir ki konuşmama son verirken üniversiteli gençlerimiz adına Tunceli Eğitim Gönüllüleri adına sizleri sevgiyle Saygıyla selamlıyorum”

Tunceli Sanayici ve Girişimciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Musa Bulut da katılımcılar yaptığı konuşmasında, Tunceli’nin doğa güzelliğinin yanı sıra okur – yazar oranının Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu belirterek şunları söyledi;

“Sayın Genel Başkanım, Genel Başkan Yardımcıları, Milletvekillerimiz, İl ve İlçe Başkanları, Belediye Başkanları, Değerli STK Temsilcileri, çok değerli Eğitim Gönülleri ve Dersimli hemşerilerim, hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. Öncelikle bu organizasyonda emeği geçen, başta Tunceli Eğitim Gönüllüleri Derneği Başkanı Sayın Hasan Göyüldar’a ve ekibine, yine bu organizasyonda destek veren, Yerel Yönetimlere, STK Temsilcilerine ve TUSGİD Yönetim Kurulu ve Üyelerine ve en önemlisi bu organizasyonda bizi yalnız bırakmayan ve desteklerini esirgemeyen Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. Son dönemde öğrenci bursları ile ilgili derneğimize yapılan başvurular ve aramalar neticesinde çok sayıda öğrencimizin de bu konuda mağdur olduğu bilinmekte idi. Konuyla ile ilgili Tunceli’de faaliyet gösteren Tunceli Eğitim Gönüllüleri ve Eğitimi Destekleme Derneğinin TUSGİD’e yapmış olduğu başvuru neticesinde Yönetim Kurulumuz konuyu değerlendirmiş ve öğrencilerimize bir umut adına bu gece düzenlenmiştir.

Değerli dostlar, biz Tunceli Sanayi ve Girişimciler Derneği yani TUSGİD olarak bölgemize yönelik yaptığımız yatırımlarda olduğu gibi, bu tür sosyal organizasyonlarda ve etkinliklerde görev alıyoruz. Bundan öncede Dersim Spor dayanışması gecesinde görev almıştık ve bundan sonrada görev almaya devam edeceğiz. Tunceli yani Dersim’in iki büyük sermayesi vardır. Bunlardan biri Tunceli’nin muhteşem doğası yani vadileri, ırmakları, göletleri ve el değmemiş bitki örtüsü ile bir doğa harikası sunmaktadır. Bu değerleri doğa turizmine açabilirsek, Dersim halkının yararına olur. İkinci büyük sermayesi ise okur yazar oranı ile Türkiye ortalamasının üzerinde yer alan eğitimli insan potansiyelidir. Yani insana yapılan yatırımdır. İşte bizler bu akşam maddi imkansızlıklar yüzünden Üniversiteye gidemeyen, üniversiteli gençlere yardımcı olmak için buradayız.

Değerli Dostlar, Aslında tarihimize baktığımız zaman, inancımızda da eğitimin yeri çok büyüktür. Hz. Ali Efendimiz buyurduğu gibi “BANA BİR HARF ÖĞRETENİN 40 YIL KÖLESİ OLURUM” demiştir. 13. ve 15. Yüzyılda Anadolu’da, Mevlana, Yunus Emre, Pirsultan ve Hacıbektaşı Veli gibi erenler sayesinde bir aydınlanma dönemi yaşanmıştır. Pir Hacı Bektaşı Veli şöyle buyurur; “KADINLARINIZI OKUTUN” diyerek kadının eğitimde yer almasını istemektedir. 500 Yıl önce bunlar yaşanırken, ne yazık ki 21.Yüzyıla girerken ülkemizde, eğitim sistemi yazboz tahtasına dönüşmüş durumdadır. Neredeyse 6 ayda bir müfredat değiştirilmektedir. Bu durum karşısında veliler çaresiz, öğrenciler ise şaşkındır. 12 Eylül Yasasının getirdiği zorunlu din dersleri hala yürürlükte olup, bilimsel ve çağdaş eğitimden yoksundur.

Değerli konuklar, sonuç olarak çağı yakalamanın yolu, bilimsel ve çağdaş bir eğitimle mümkündür. Çok kalabalık olmakla övünmek yerine, bilim ve teknolojiyi iyi kullanan eğitimli ve kaliteli insanlar yetiştiren bir toplum olmak zorundayız. Ancak geleceği bu şekilde yönetebiliriz.Konuşmamı Anadolu’da söylenen bir tekerleme ile bitirmek istiyorum:

Ø BİR ÇİVİ BİR NAL KURTARIR

Ø BİR NAL BİR AT KURTARIR

Ø BİR AT BİR YİĞİT KURTARIR

Ø BİR YİĞİT BİR MEMLEKET KURTARIR

Bu akşam burada bulunan herkes aslında bir çivi görevi görmektedir. Umarım bunun sonunda yetişecek yiğitler, çağdaş ve aydınlık memleketler kuracaklardır. Bu vesile ile hepinize sevgi ve saygılarımı sunar, maddi ve manevi desteklerinizden ötürü TUSGİD adına teşekkür ederim”

Tunceli Eğitim Gönüllüleri Derneği Başkanı Hasan Göyüldar dernek emekçileri olan; Ali Boztuğ, Saniye Kaya, Fidan Şahin, Fatih Kılıçdaroğlu ve Yılmaz Kılıçoğlu’nu sahneye davet ederek derneğin emekçileri olarak verdikleri katkılardan dolayı teşekkür etti. Gecede Tuncelili Ressam Hüseyin Düzgün’ün bağışladığı 12 adet tablosu açık artırma ile satılarak Üniversite öğrencilerine burs olarak gelir kaydedildi. Gece sanatçı Töre’nin türküleri, ardından da usta yorumcu Leman Sam’ın seslendirdiği şarkılarla sona erdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir